Siber Saldırıdan Kaynaklanan Ceza Sorumluluğu - Emir Türkileri
Türk hukukunda siber saldırı faillerinin ceza sorumlulukları, uzun bir dönem boyunca, münhasıran 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243 ila 245/A maddeleri arasında düzenlenmiş olan bilişim sistemine girme veya orada kalma (TCK m. 243), sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme (TCK m. 244) ve yasak cihaz veya programlar (TCK m. 245/A) suçları kapsamında değerlendirilmiştir. 2025 yılında yürürlüğe giren 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu'nda ise "milli unsurlara yönelik siber saldırı suçu" da dahil olmak üzere dokuz ayrı suç ihdas edilmiş ve siber saldırıların cezai nitelendirilmesinde yeni bir dönem başlamıştır. Milli unsurlara yönelik siber saldırı suçu, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan bilişim suçlarıyla içerik yönünden benzerlik göstermektedir. Bu durumda, yeni dönemde, bir siber saldırı failinin, hangi kanunun hangi hükmü uyarınca cezalandırılacağı sorusuna cevap aranması gerekecektir.
Eserimizde, bilişim sistemine girme veya orada kalma (TCK m. 243), bilişim sistemini engelleme veya bozma (TCK m. 244/1), milli unsurlara yönelik siber saldırı (Siber Güvenlik Kanunu m. 16/6) ve yasak cihaz veya programlar (TCK m. 245/A) suçları mukayeseli olarak incelenmiş ve bu soruya öğreti ve uygulama esaslı bir çözüm aranmıştır. Bu bağlamda, çalışmanın temel gayesi, Siber Güvenlik Kanunu'nda düzenlenmiş olan milli unsurlara yönelik siber saldırı suçunun mevcut ceza hukuku pratiğimizi ne yönde etkileyeceğini ortaya koymaktır. Eserde bu konu değerlendirilirken, küresel ölçekte etki doğuran vakalara da yer verilerek siber saldırı yöntemleri inceleme konusu yapılmış; ilgili uluslararası hukuk metinleri ile Türk hukukunda ve karşılaştırmalı hukukta yapılan siber saldırı düzenlemeleri tetkik edilmiştir.(ARKA KAPAKTAN)