Çokluğun Siyasi Sürgünü Padovalı Marsilius'ta Anayasal Elitizm - Zeynep Koçak
Halkın adına konuşmak, halkı susturmanın en etkili yolu olabilir mi? Padovalı Marsilius, Defensor Pacis'te yasa koyma yetkisini "vatandaşlar topluluğuna ya da onun daha ağır basan kısmına" (valentior pars) verdiği için yüzyıllar boyunca halk egemenliğinin öncüsü olarak okundu. Bu kitap, Defensor Pacis'in Birinci Söylevi'ni Defensor Minor ile birlikte yakından okuyor. Okumasını lex regia tartışmalarına, Kuzey İtalya şehir devletlerinin siyasi yapısına, Kilise ile İmparatorluk arasındaki çatışmaya ve İbn Rüşd ile Farabi üzerinden gelen Aristotelesçiliğe dayandırıyor. Ortaya çıkan tablo farklı: Marsilius'un halk egemenliği söylemi bir anayasal elitizmdir. Meşruiyetini çokluktan (multitudo) alır ama çokluğu fiili karar süreçlerinin dışında tutar. Bu düzende çokluk hem meşruiyetin kaynağıdır hem de en büyük tehlike. Ne tamamen susturulabilir ne de konuşabilir. Çokluğun Siyasi Sürgünü, post-Marksist okumaların Marsilius'ta aradığı özgürleştirici özneye anakronizm üzerinden itiraz ediyor. Okuru, on dördüncü yüzyılda kurulan bu yapının bugün "milli irade" ya da "halk böyle istiyor" söylemlerinde nasıl yankılandığını düşünmeye davet ediyor.(ARKA KAPAKTAN)