Türk Borçlar Kanunu ve Viyana Satım Sözleşmesi Kapsamında Satıcının Ayıptan Doğan Sorumluluğu - Simge Anaklı
Satış sözleşmesi, hem günlük yaşamda hem de ticari ilişkilerde en sık karşılaşılan sözleşme türlerinden biridir. Ancak satıcının teslim ettiği malın sözleşmede kararlaştırılan nitelikleri taşımaması, alıcının beklediği faydayı sağlamaması veya ekonomik değerini azaltan eksiklikler içermesi halinde, taraflar arasında önemli hukuki uyuşmazlıklar doğabilir. Bu nedenle, maldaki ayıpların hangi koşullarda satıcının sorumluluğunu doğuracağı ve alıcının bu durumda hangi haklara sahip olacağı, satış sözleşmesi bakımından önem taşıyan başlıca meseleler arasında yer almaktadır.
Türk Borçlar Kanunu'nda satıcının ayıptan doğan sorumluluğu "ayıp" kavramı çerçevesinde ele alınırken, Viyana Satım Sözleşmesi'nde daha geniş bir "sözleşmeye aykırılık" anlayışı benimsenmektedir. Milletlerarası mal satışında yeknesak uygulama sağlamayı amaçlayan Viyana Satım Sözleşmesi, Türkiye'nin Sözleşme'ye taraf olması nedeniyle Türk hukuku bakımından da doğrudan önem taşımaktadır. Bu çalışmada, satıcının ayıptan doğan sorumluluğu her iki düzenleme bakımından karşılaştırmalı olarak incelenmekte; sorumluluğun koşulları, alıcının gözden geçirme ve bildirim külfeti ile seçimlik hakları ele alınmakta ve konunun uygulamadaki yansımaları yerel ve yabancı mahkeme kararları ışığında değerlendirilmektedir.(ARKA KAPAKTAN)