Kim Korkar Kod Yazmaktan - Necmi Gürsakal
“Bu, klasik anlamda kodlama değil. Yapay zekâ destekli kodlama.
Doğal dil ile kodlama. Sezgisel kodlama (Vibe Coding).” Ve hatta daha da kışkırtıcı bir çağrı ekliyordu: “Elle kod yazmayın. Eski yöntemle uğraşmayın.” Bu iki sahne zihnimde üst üste bindi: Bir yanda üniversitelerin ders programlarına yetişemediğini söyleyen bir yapay zekâ öncüsü; öte yanda eğitim sisteminin dışında kalmış ama hayata hâlâ tutunmaya çalışan bir genç.
Bizim liseyi bırakan genci attığı bir tweet’te, "Beş yıl önce, İsveç'te neredeyse hiç mühendislik deneyimim olmadan liseden ayrıldım ve bir startup'a katıldım. Bugün, Sora ekibiyle Yapay Genel Zekâ geliştiren bir araştırma bilimcisi olarak OpenAI'ya katıldım”2 diyen Gabriel Petersson ile tanıştırmak ve bu başarıyı nasıl sağladığını ondan dinlemesini sağlamak isterdim.
Gabriel Petersson, dünyanın en önemli yapay zekâ şirketlerinden OpenAI mülakatına girdiğinde, karşısında dünyanın en iyi üniversitelerin den (MIT, Stanford, Harvard) gelmiş doktoralı mühendisler vardı, Ona sorulan sorular sadece "Kod yaz" değil, "Bu devasa yapay zekayı nasıl daha akıllı hale getiririz?" türünden sorulardı.