Anayasa Hukukunda Ölçülülük İlkesi - Murat Öngel
Çalışmanın konusu olan ölçülülük ilkesi çağımız anayasa hukuku ve anayasal yargısının başat kavramlarından birisidir. Ölçülülük İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki dönemde coğrafi olarak ve hukuk sahaları itibariyle yaygınlaşmış, günümüzde ise “hukukun genel ilkesi” olarak görülmeye başlanmıştır. Mevcut çalışma, bu gelişim trendinden yola çıkarak bir yorum/yargısal akıl yürütme yönteminin pek de uzun olmayan bir zaman aralığında nasıl hukukun genel ilkesi haline geldiğini sorgulamaktadır. Bu soruların cevaplarını bulmak adına ilk olarak ölçülülüğün tarihsel gelişim sürecini inceledim ve İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde temel hak ve özgürlüklerin anayasal düzeyde düzenlenme biçimi ile olan ilişkisini ele aldım. Ardından gelen teknik-hukuksal analizi, Türk Anayasa Mahkemesi’nin ölçülülük ilkesini nasıl uyguladığını inceleyerek yaptım.
Son bölümde ise Wesley N. Hohfeld’in haklar kuramından yola çıkarak ölçülülük yargısal pratiğinin temel hakların yargısal korunması yolunda nasıl bir anlama sahip olduğunu göstermeye çalıştım. Böylece ölçülülük ilkesinin temel hak ve özgürlüklerin yargı yoluyla korunmasında bir zorunluluk ve olumsallık olarak nasıl karşımıza çıktığını ve ne anlama geldiğini sorgulamak istedim